Uzaydan gelen her türlü radyasyonu alıp görüntüleyen astronomların kullandığı bir rasathâne cihazı. Uzaydaki cisimlerden yansıyarak veya doğrudan doğruya gelen, gözle görülen ışık, ultraviyole ışınlar, infraruj ışınlar, röntgen ışınları, radyo dalgaları gibi her türlü elektromanyetik yayınlar kâinat hakkında bilgi toplamak için çok lüzumlu delillerdir. Bu deliller ya klasik mânâda optik teleskoplarla veya çok daha modern radyo teleskoplarla incelenir. Aynaların ve merceklerin optik özellikleri İslâm âlimleri tarafından çok önceleri biliniyordu.

Galileo

Teleskopun ilk şeklinin târifi Türk İslâm âlimi Ebü’l-Hasan [971-1029 (H.360-420)] tarafından yapılmıştır. Ebü’l-Hasan, teleskobu uçlarında mercekler (adeseler) bulunan bir boru şekliyle târif etmiştir. Bu konuda İslâm bilginlerinin sayısız çalışmaları olmuş ve astronomi ilmi çok gelişmiştir. Galileo’nin Avrupa’ya teleskopu tanıtmasıysa ancak 1609 yıllarında olabildi.

Teleskop yapı olarak objektif, oküler ve bu mercekleri muhâfaza eden bir tüpten meydana gelmiştir. Objektif cinsine göre iki tür teleskop vardır. Uzaydan gelen ışıklar teleskop içinde bir aynaya çarpıp, prizmadan geçtikten sonra göze geliyorsa bu türe yansımalı teleskop denir. Uzaydan gelen ışıklar merceklerden doğrudan geçip göze geliyorsa bu türe de kırılmalı teleskop adı verilir. Teleskopun gücü, topladığı ışık miktarıyla orantılıdır. Devamı >